Artık Instagram'ı Daha Az Kullanıyorum

Çok uzun zamandır yazmaya başlayacağım blog için belli başlı konular hakkında düşünüp dururken, bunun benim için de getirisi olan bir şey olması gerektiği kanaatine vardım. Bu ne olabilirdi? Ve tabi ki anında bir ampül yandı: "sosyal medya hastalığım"

source: http://www.notdefteri.net/karikaturlerle-sosyal-medya-bagimliligi-ve-hastaliklari/

Gün içinde şu aralar çok yoğun çalıştığım için, tez yazmak ve yakın gelecek planları yapmakla meşgul olduğum için, çok fazla sosyal medyayı zaten kullanmıyorum. Tamam itiraf ediyorum, aslında daha önemli bir nedeni var. İnternetimi çok çabuk bitiriyorum ve bulunduğum ülkede ekstra internet paketi satın almak çok da ucuz değil bence. Tabi gelir durumuna göre değişir :)

Neyse olaya gelelim. Hafta sonları genel olarak evdeyim yani interneti bol bol kullanabiliyorum. Bazen sosyal medya kullanımını abarttığımı fark ediyorum ki önceden daha çok zaman öldürüyordum. 

Twitter, Instagram, Facebook, ekşisözlük... Evet bunların hepsini aktif olarak kullanıyorum maalesef. Hepsini kullanmam gerektiğine dair farklı farklı mazeretlerim var kafamda. Maalesef çok da saçma mazeretler değil. Aslında harcadığım zamana üzüldüğüm tek yer Instagram. Peki neden direk kapatmıyorum? Ailemden uzak olduğum için, onları ve onların paylaşımlarını kolayca görebiliyorum, bu anlamda tamamen de kapatmak istemiyorum hesabımı. Açıkçası bir de toplumdan izole olmuş gibi hissetmekten korkuyorum. Bunları yazarken de aynı zamanda anlıyorum ki sosyal medya hayatımda gerçekten oldukça geniş bir yer kaplıyormuş. Bence bu durum korkutucu bir hal almaya başladı. Kesinlikle artık önüne geçmemiz gereken bir yerdeyiz. 


En azından şimdilik kullanmayı azaltmaya ve bir süre sonra tamamen silmeye K-A-R-A-R-L-I-Y-I-M! Yerine oturup atom parçalamayacağım maalesef ve ne yapacağım çok da önemli değil. Ne yaparsam yapayım, insanların saçma sapan paylaştığı fotoğraflara bakmakla harcadığım zamandan daha değerli olacaktır benim için. Sanki national geographic fotoğrafçılarını takip ediyorum da baktıkça ufkum açılsın. 

Bunu başarabilmem için, birileriyle bunu paylaşmaya ve bunu adeta bir "challenge" haline getirmeye karar verdim. Bir nevi kontrollü deney... 

Ha bu arada, "sosyal medya kullanımını azaltayım derken blogspot'a sarmaya başlayıp bir yenisini daha ekliyorum zaman öldüren aktivitelerime" diye düşünmüyorum. Aslında hep yazmak istemiştim bir şeyler hakkında, ve yazmanın kesinlikle insanı rahatlatan bir aktivite olduğunu düşünüyorum. Hele ki ana dilinizi kullanmayı özlüyorsanız, ilaç gibi geliyor yazmak.

Yavaş yavaş hayatımda zamanı doğru kullanmayı öğrenmek umuduyla...

Bu challenge'ın üzerimdeki etkilerini bu hafta sonu gözlemlemiş olacağım.

Sevgiler,
mushroom

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yeni bir ev, ama yeni bir ben mi?